Internet üzerinde o kadar çok hosting hizmeti sağlayan firma varken acaba hangi hosting firmasını seçmeliyiz? Şunu da en başta belirteyim ki aşağıda belirtilen hosting firmaları illa olmazsa olmaz hosting firmaları değildir, belki sizin daha iyi hizmet sunduğuna inandığınız yada inanmaktan öte daha iyi hizmet sunduğunu bildiğiniz firmalarda olabilir. O firmalara da saygımız sonsuz – Aslında değil çünkü hangi firma olursa olsun problem yaşadığımızda ortada saygı maygı kalmıyor – Tekrar konuya dönelim ve şimdi dikkat, önceki yazımda sadece hosting alırken nelere dikkat edeceğinizi söylerken bakın yukarıda hangi hosting firması diyorum ve şimdi firmaların sundukları hizmetlere bir göz atıyoruz.

En iyi linux hosting ve müşteri hizmetleri

Bu dalda Oscar 1996’dan beri sahnelerde boy gösteren ve binlerce gerek kişisel gerekse de profesyonel odaklı websitesi barındıran Hostmonster‘a gidiyor. 3 farklı shared hosting seçeneği mevcut ve bunlar ayda 4$ ile 10$ arasında değişiyor. (Tabi bunlar 3 yıllık fiyatları)

En iyi reseller, VPS ve blog hosting

Bu dalda ödülü Hostgator alıyor. Hostmonster’a göre daha genç olan firmamız reseller(bayi diye çevirebiliriz),VPS ve Türkçe sitelerde aslında çok daha oturmamış olan Blog hosting konularında oldukça iyi bir yerde. 2002 yılında 3 server’la başlayan bu yolculuk şimdilerde 12000 server ve bir Oscar’la devam ediyor. 5000000 (5 milyon) ‘un üzerinde domain barındıran Hostgator, bununla internet trafiğinin yaklaşık %1’i karşılıyor.

En iyi ticari ve profesyonel hosting ve teknik destek sağlayan

Burada da ödülü Bluehost‘a veriyoruz. 96 yılından beri faaliyetteler ve sürekli gelişim içerisinde olan bir firma olarak tanınıyorlar.

En ucuz hosting

Ucuz etin yahnisinin iyi olmadığı söylenir, aslında yahni tam olarak nedir, nasıl yapılır, hanım niye yahni yapmadın diye sorular hemen aklımda şimşek gibi çakmadı da değil fakat beynimde ki bu tartışmayı uzatmadan cevap olarak webhostingpad‘i veriyoruz. Ayda 2$’dan başlayan fiyatlarla siz değerli müşterilerine hizmet sunuyorlar :)

En iyi windows hosting

Burada da asp sayfalarını tutabilecek olan hosting firmalarından bahsediyoruz. Bu windows hosting hizmetini de lunarpages‘tan ayda 10$’a satın alınabilir fakat linux hosting’e göre oldukça pahalı bir tercih olduğu aşikar.

Yazımıza burada son verirken Türk webmaster alemine tekrar seslenmeye edindiğim tecrübelerden dolayı gerek görüyorum. Lütfen ilk paragraftaki ikinci cümleyi tekrar okuyun. Bunlar sadece tavsiyedir, olmazsa olmazlar değildir. Saygılar.

Bu yazımda sıklıkla duyduğunuz Linux hosting’in ne olduğunu, avantaj ve dezavantajlarının neler olduğunu ve maliyetine ilişkin bilgilere yer vereceğim.

Linux’tan başlarsak Linux güvenlik ve stabilite konularında gayet iyi fakat kullanım kolaylığı açısından da aynı sözleri kolaylıkla söyleyemeyeceğim UNIX tabanlı bir işletim sistemidir. Linux’un geçmişine göz attığımızda ise Finlandiyalı Linus adındaki bir üniversite öğrencisi tarafından 1991 yılında geliştirilmeye başlandığını ve günümüzde ücretsiz olmasından ötürü web hosting sektöründe sıklıkla tercih edilen işletim sistemi olduğunu görürüz. İşte bundan hareketle Linux hosting ifadesinden şunu anlayabiliriz: hosting firmasının barındırdığı siteler Linux işletim sisteminde olduğunda Linux hosting, Windows yüklü bilgisayarda barındırdığında ise Windows hosting olarak adlandırılır. Hosting firmalarının Linux hosting’i sıklıkla seçmelerinin nedenleri ise şunlar sayılabilir:

Maliyeti: Linux açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir ve ücretsizdir. Herhangi bir lisans ücreti ödemek durumunda olmazsınız. Apache web sunucusunun yanı sıra, Perl, MYSQL, PHP, Python, Ruby gibi programlama dillerini de Linux yüklü sistemde ücretsizce kullanabilirsiniz. HTML dili işletim sistemine göre farklı sonuçlar üretmediği için sadece HTML sayfalardan oluşan bir web sayfasını daha ucuza barındırabilirsiniz. Bütün bunların yanında Linux tabanlı sunucularda cpanel gibi hosting yönetim panellleri mevcuttur, ayrıca rsync gibi araçlarla yedekleme işlemlerinizi kolaylıkla halledebilirsiniz. Her güzelin kusuru olduğu gibi Linux hostinginde kusurları vardır. Örneğin dosya izinleri, dosya sahiplikleri konularında yapılacak kullanıcı hataları pahalıya mal olabilmektedir. Bu durumda bize Linux server yönetiminin bilgili kişilerce yapılması gerektiğini ortaya koyar. Linux’un bir sürü dağıtımı mevcuttur ve her dağıtımın kendine has avantajları bulunmaktadır. Güncel linux dağıtımlarını http://distrowatch.com adresinde bulabilirsiniz. Aynı şekilde bu durum farklı bir dağıtımla karşılaşan kullanıcıyı zorlayabilmektedir.

Konuya hemen girelim; shared hosting, hosting firmalarının günümüzde en çok kullandıkları yada diğer bir ifadeyle en çok hizmet verdikleri hosting türüdür. En çok kullanılan olmasının en kaliteli olacağını ise düşünmek yanlış bir düşüncedir, onu da en baştan belirtelim. Shared hosting’de siteniz hosting firmasının sunucusunda diğer sitelerle koyun koyuna yatar. Yani tek bir sunucuda birden fazla site yer alır ve tüm bu siteler o sunucunun sahip olduğu kaynakları tüketirler. Örneğin işlemci gücü, bellek gibi. Bu kadar konuyla alakalı girişten sonra şimdi detay kısmına geldi:

Nedir peki bu shared hosting?

Şimdi artık işler internet’te yürütülüyor ve sizde site sahibi olmak istediğinizde bir web sunucu kiralayarak sitenizi yayınlayabiliyorsunuz. Burada hosting firmasının kalitesi ve güvenirliliği hosting seçiminde yani bir nevi sunucu kiralamanızda önemli bir kriter olmakta. Hosting şirketleri sitenizi barındırmak için sizlere shared hosting dışında farklı hosting paketleri de sunarlar. Bunlara örnek olarak VPS hosting, Cloud hosting, Dedicated server verilebilir ve başka bir yazının konusu olabilirler. Peki shared hosting ne gibi durumlarda kullanılmalı? Cevap çok basit eğer internette yeni yeni tanıştıysanız ve sitenizin aylık sayfa gösteriminin 1000 civarı olacağı düşünülürse shared hosting en doğru tercih olacaktır. Hem böylelikle ileride yeni bir site kuracaksanız ve hosting paketinizde sınırsız domain özelliği de varsa istediğiniz kadar farklı adlarda site kurabilirsiniz. Örneğin unlimited domain özelliği olan bir shared hosting paketinde sadece alan adlarını satın almak kaydıyla www.abc.com, www.xyz.com gibi istediğiniz sayıda siteyi tek bir shared hosting paketinde barındırabilirsiniz. Sadece bu özellik bile yerli yerine yabancı hosting firmalarını seçmek için yeterli.

Herneyse, shared hosting seçeneğinde hosting şirketi aslında size bir dedicated sunucuyu birden fazla kullanıcıya satmaktadır ve olay bundan ibarettir. Ayrıca her kullanıcıda az önce yukarıda kısaca belirttiğim gibi bu sunucunun kaynaklarını tüketmektedir. Kullanıcılar diğer kullanıcıların dosyalarını göremez ve dolayısıyla müdahale edemezler.

Özetlemek gerekirse shared hosting seçmenin nedenleri şunlar sayılabilir.

  1. Küçük ve kısmen orta ölçekli siteleri barındırmak için en ucuz hosting çözümüdür de ondan.
  2. Sunucuda yaşanan sorunlarla ilgilenmek durumunda olmazsınız, bunu hosting şirketi halledecektir.

En çok tercih edilen hosting şirketleri hakkında bilgi almak için buraya. Keyifli ve açıklayıcı bir yazı olması dileğiyle.

Bir soruyla yazıma başlıyorum: Siz bir arabayı sadece fiyatı yönünden değerlendirip iyi ya da kötü olduğuna karar verir misiniz? Cevabı evet olanların yazının devamını okumalarına gerek yok.  Cevabı hayır olanlar ise bakış açısını tek bir faktöre dayandırmayan aksine birkaç parametreyi değerlendirip ona göre karar verenlerdir ve bu yazı hayırcılar içindir.

Konumuza döndüğümüzde ise bir hosting firmasını salt fiyatı ucuz olsun diye seçmekte doğru bir karar olmayacaktır. Fiyat özelliğinin yanı sıra hosting firmasının güvenilir olmasını, sunucunun hızlı olmasını… gibi faktörleri de göz önünde bulundurmalıyız. Fiyatı düşük olmasına karşın ayda 2-3 dolar fazla vererek güvenilir ve tanınmış bir firmadan hosting satın almak uzun vadede daha doğru bir karar olacaktır. Bir hosting şirketinin faaliyetlerini yürütebilmesi için belli maliyetleri karşılaması gerekir. Hiç kuşkusuz bu maliyete müşteri hizmetleri önemli derecede etki eder. Çünkü müşterinin sorunlarıyla ilgilenecek personele ihtiyacınız vardır ve bu personel doğal olarak maaş alacaktır. Düşük bir fiyata hosting satın alıp sonrada müşteri hizmetlerinden faydalanamadığını söyleyenleri şimdi daha iyi anlıyor olmanız lazım. Hosting firmasına dertlerinizi genellikle ticket denilen sistemle iletirsiniz ve size dönüş ticket sıranıza göre verilecektir. Sizin önünüzde ne kadar çok ticket varsa çözüm süresinin de uzayacağını unutmayın.

Peki, şartlar ne olursa olsun bir hosting firması sizin sorununuzu ne kadar sürede gidermeli? Gerçekçi bir yaklaşımla sorunun anında çözülmesini beklemek biraz hayalcilik olur. Ama bakarsınız birileri size hayaldi gerçek oldu diye bir slogan söylettirebilir. Hosting ile alakalı sorunların %90’ının yarım günde, kalan %10’luk nispeten daha zor sorunların ise bir günde bitmiş olması gerekir.

Sunucuya erişememek 2 saat, veritabanı ve dosyaların geri yüklenmesi 12 saat, web site performansının düşük olmasına karşın gelecek cevap 12 saat içinde hosting firmanızca çözülmesi gereken hatalardan bir kaçı olarak sayılabilir.

Sitenizin işlemci, bellek veya bant genişliğini aşırı miktarda kullanmasından ötürü durdurulması durumunda ise anında size haber verilmelidir. Böylelikle hosting paketlerindeki sınırsız diye bilenenlerin de bir sınırı olduğunu yaşayıp öğrenirsiniz. Eğer siteniz bu gibi durumlarla karşılaşıyorsa artık sizin shared hosting’de VPS’ ye geçme zamanınızda gelmiş demektir.

Müşteri hizmetlerinin yanı sıra güvenilirlikte bir diğer faktör. Hacker’lar sizin sitenize saldırması aslında hosting firmasına saldırması anlamına gelir ve hemen hemen tüm  demeyeyim, tüm hosting firmalarına hacker saldırıları olur veya host edilen bilgisayarda işletim sisteminden veya donanımsal sebeplerden sorunlar yaşanabilir ve bu sorunlarda gayet doğaldır yani işin gereğidir.  Aslolan bu sorunların oluş sıklığı ve gideriliş süresidir.

-Evet çekirge bir hosting’dir tutturmuş gidiyorsun amma senin dediğin hosting fos çıktı. N’olcak şimdi?
-Valla hacı, ben taa ilk başlarda söyledim, bunlar tavsiyedir, sen istersen başka sitelere de bir göz at, onların dediklerine de bir bak diye.
– Ne yani? Bu kadar mı? Hem tavsiye ediyorsun, hem de hizmet alamıyorum. Ben anlamam, ben paramı istiyorum kardeşim. Paramı geri ver.
– Bi kere hacı sen o parayı hosting’e veriyorsun o bir. İkincisi ise ..
– İkincisi de ne?
– İkincisi de hosting firman paranı sana iade edebilir.
– Yapma yav.

Yukarıdaki diyalogla aslında hayatınızda çokça karşılaşabilirsiniz. Birisine bir şeyi tavsiye etmek ve neticesinde de tavsiye ettiğiniz şeyin beğenilmemesinden ötürü sizin suçlu olmanız. Mesela arabanız vardır, arkadaşınız sorar araba almayı düşünüyorum arabandan memnun musun diye. Sen de evet memnunum dersin ve arkadaşın o model arabadan alır ama arabası beklediği gibi çıkmaz ya da arabayı kazalı satın almıştır sonra haberi olmuştur. Bu durumda ortaya bir suç(!?) çıkar ve bu suçun arkadaşınız hariç bir kişiye yüklenmesi gerekir. Bu suçlu da tahmin edeceğiniz gibi siz olursunuz.

İlk yazılarımda da söylemiştim, benimkiler tavsiye ister o arabayı alın, ister bu arabayı alın, ama kimseye de suç atmayın. Ve yine şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki şimdiye kadar size kazalı arabayı boyatıp süper arabadır da demedim.

Bazı şeyleri somutlaştırarak anlatmak bazen anlatmak istediklerimizin uçup gitmesine de yol açsa da yine somut bir örnekle devam edeceğim. Şimdi yukarıda ki diyalogta adı geçen firmanın Bluehost olduğunu düşünelim ve paramızın ne kadarını geri alabileceğimize bakalım:

Bluehost’ta “anytime money back guarantee” bir yazı yazar. Bu paranızı istediğiniz zaman geri alabilirsiniz demektir. Ama şunu da en baştan söyleyebilirim ki paranızı hiçbir hosting firmasından kuruşu kuruşuna geri alamazsınız. Bluehost’un parayı geri göndermesi sizin hosting aldıktan sonra ne kadar sürede başvurduğunuza göre değişmekte. Bunlar;

  1.   Hosting’i satın aldıktan sonra 3 gün içinde hosting için harcadığınız tüm paranızı geri alabilirsiniz. (whoisguard, yedekleme gibi özellikleri seçmediğinizi varsayıyorum)
  2. 30 gün içinde paranızı geri iade almak istediğinizde size sadece domain parası iade edilmez. Yani bir yıllık 7 dolardan * 12 = 84 dolar eder. Fakat size 84 dolar içinde bedava domain verdiği için o bedava verdiği domain’in parasını size iade etmez, ama o domain artık sizindir. Yani geri alacağınız para 84-14=70 dolar olur.
  3. 30 günün sonunda mesela 75 gün sonra iptal etmek istediğinizde işe formüller giriyor. 

((84 – 14)/12)*3 -> Bu 75 günün yani 3 ayın hosting kullanım parasıdır. Sonuç 17,5 dolar ediyor.
84’den 17,5 dolarlık kullanım ücretini çıkardığımızda ise 66,5 dolar size iade edilir.

Bluehost’un şu an yaklaşık olarak 2 milyon müşterisine hizmet sunmaktadır ve her ay neredeyse 20.000 yeni müşteri kazanan bir firmadır. Son olarak paranızın size edilmesi hususunda canlı sohbet bölümünü kullanabilir ve elemanların sizi iptal etmemeniz yönünde telkinlerine pek de takmayarak paranızı geri alabilirsiniz.

Hawkhost’u kullanmaya başlamadan önce  ilk olarak logosundaki kuşun ne olduğunu düşünmekle zamanınızı değerlendirebliirsiniz. Bıyık altından bakar gibi keskin bir bakışın olduğu logosu, sanki bu hosting firmasında bir ketenpere olduğu duygusunu yaşatıyor açıkcası.  Logodaki kuş bana doğan mı şahin mi yoksa doğan görünümlü şahin mi diye düşündürtedursun o keskin bakışların altında aslında altın bir kalp taşıyormuş. Evet, kabul ediyorum burası biraz abartılı oldu.

Hawkhost aslında ülkemiz hosting muhabbetlerinde yeni yeni konuşulan bir hosting firması. Klasik bir hosting konulu muhabbette Hostgator, Bluehost gibi isimleri çok duyarsınız.  Bunlar top-class diyebileceğimiz hosting firmaları. Bir de Türk Milli Takımı gibi klasik 2. torbada yer alan milli takımlar vardır ki bunlarda gruplarında birinci olabilmesi yüksek ve gruptaki diğer takımlara nispeten daha güçlü takımlardır.

İşte Hawkhost’u bu bahsettiğim 2.torbada değerlendirebiliriz.  Daha önce Hawkhost’u duymamış olmanız aslında o hosting’in kötü olduğu anlamına gelmeyeceği gibi pek tabii dir ki iyi olduğu anlamına da gelmez. Ama bu konuda size Hawkhost’un grup birincisi olmasa bile en iyi ikinci kontenjanından finallere gidebileceğini kesinlikle söyleyebilirim.  iPage gibi Fatcow gibi hosting firmaları için ise grup liderliğine oynadığını iddaa eden yorumculara açıkcası hayret ediyor kendilerini Sabri Sarıoğlu’na havale ediyorum.

Her neyse gelelim bu hosting firmasının bana göre en cezp edici özelliğine: Diğer hosting firmalarına göre oldukça ucuz ve kaliteli. Hawkhost’tan alan adı ve hosting almanızın ilk olarak maliyeti 70$ gözüküyor ve siz de bana bu mu ucuz ulen diyorsunuz. Fakat bu aşamada indirim kodu adını verdiğimiz sihirli sözcükler imdadımıza yetişiyor ve bir bakıyorsunuz ki 70$ olmuş 40$. Sınırsız alan adını barındırabileceğiniz ve 40$ mal olan hosting için kullanabileceğiniz indirim kodunuz ise “whts50v2(Tırnaklar yok).  Satın alma aşamasında Türkçe dilini kısmen de olsa destekliyor olması ise İngilizce bilmeyenler için bir avantaj sayılabilir.

Evet yazıya son verirken ünlü bir düşünürün söylemesi gereken bir sözlerden biri aklıma geldi.

İnsan bilmediğinden korkar.

Gerçekten de doğru. Düşünün karanlık bizi korkutmaz aslında, karanlıkta ne olduğunun bilmemektir bizi korkutan.  Belki karanlıkta bizi bekleyen kapatılmamış bir çukur, belki saldırgan bir köpek, belki de hiçbiri olabilir. Hawkhost’un sizin için hiçbiri olması dileğiyle…